Sohbet, Sohpet, Chat, Chet, Mirc, Muhabbet, Sohbet Odalari, Sohbet Odasi, Chat odalari
Ana Sayfa > Ekonomi Finans > …Ve herkesin aklında aynı soru var

…Ve herkesin aklında aynı soru var

11 Kasım 2011
…Ve herkesin aklında aynı soru var

Tunus’ta Zeynelabidin Bin Ali, Mısır’da Hüsnü Mübarek, Libya’da Muammer Kaddafi…

İnsanlığın kollektif belleÄŸine "Arap Baharı" baÅŸlığı altına istiflenen "ÅŸimdilik" üç liderin hikayesi, Avrupa’daki borç sorunun görünenden daha ciddi bir yapısal sorun, dönüm noktası olduÄŸu kabul edilince, Avrupa’da da en çok merak edilen "sıradaki kim?" sorusunu çaÄŸrıştırmaya baÅŸladı.

Avro bölgesini, borç ve ticaret hacmiyle, Yunanistan’dan sonra sarsan, kurtarma planlarını "su tabancası" benzetmesine muhatap bırakan büyüklükleriyle İtalya’nın, iÅŸler planlandığı gibi gitmezse, kıtanın ve gelecekte tüm dünya ekonomisinin canını acıtacağı konusunda herkes hemfikir.

Soruların yanıtından daha önemli olduÄŸu günümüzde, Sıradaki kim’de, Yunanistan’da Yorgo Papandreu ve İtalya’da Silvio Berlusconi sıralarını savdı denebilir.

İtalya’daki tablonun daha da kötüye gitmesi, bunun yeni bir resesyon dalgası oluÅŸturabileceÄŸi endiÅŸesini tekrar gündeme getirirken, İtalya’nın borç sorununun daha da derinleÅŸmesi ve "kötü senaryonun" gerçekleÅŸmesi durumunda, Fransa ve Almanya baÅŸta olmak üzere diÄŸer AB ülkelerinin borçlanma maliyetlerinin de artması bekleniyor.

İtalya’nın önceki gün 10 yıllık tahvillerinin faiz oranının yüzde 7’yi geçmesiyle, dünya gündemini uzun süre meÅŸgul eden Yunanistan’daki borç krizinin bu ülkeye de sıçradığı korkuları yayılmaya baÅŸladı. Åžu anda gerek Avro bölgesi gerek diÄŸer piyasalar gözünü, İtalya’da bundan sonra atılacak adımlar ile alınacak kararlara çevrilmiÅŸ durumda.

Yunanistan’ın yanı sıra kurtarma paketlerinin hazırlandığı İrlanda ve Portekiz çok fazla konuÅŸulmazken, AB’nin kurucuları arasında yer alan ve Avro bölgesinin 3. büyük ekonomisi konumundaki İtalya’nın bu sorunun altından kalkıp kalkamayacağı, üyesi olduÄŸu birliÄŸin yanı sıra yoÄŸun ticari iliÅŸkilerinin bulunduÄŸu diÄŸer ülkeleri de yakından ilgilendiriyor.

Türkiye’nin 2011 yılının Ekim ayı itibariyle Almanya’dan sonra 6 milyar 809 milyon 26 bin dolarlık ihracatıyla en fazla ihracat yaptığı ikinci ülke konumunda olması nedeniyle İtalya’daki kriz, Türkiye’nin ihracat hedefleri açısından da büyük önem taşıyor.

G20 ülkeleri arasında yüzde 1,3 büyüme oranıyla İngiltere’den sonra en az büyüyen ikinci ülke olan İtalya’nın milli geliri 2 trilyon 51 milyar dolar, kiÅŸi başına düÅŸen milli geliri de 33 bin 917 dolar seviyesinde. G-20 ülkeleri arasında 39,2 milyar dolar dış ticaret açığı ile 6. sırada yer alan İtalya, yüzde 8,4 iÅŸsizlik oranıyla da 7. sırada bulunuyor.

Avro bölgesini Yunanistan’dan sonra üÅŸüten ve ticaret, borç hacmiyle Yunanistan tedirginliÄŸini ikinci sıraya iten İtalya’da lider deÄŸiÅŸimi konuÅŸulurken, finans mabedlerinin koridorlarında sıradaki ülke ve liderlerin isimleri, akıbetleri fısıldanmaya baÅŸlandı.

-"Borç yükü sinyal veren en önemli iki ülkeden biri"- Okan Üniversitesi Finansal Riskleri AraÅŸtırma ve Uygulama Merkezi (OKFRAM) Direktörü Doç. Dr. Dilek Teker, İtalya ve Yunanistan’ın temel sorununun verimsizlik olarak tanımlanabileceÄŸini, iki ülkede de kamu maaÅŸları neredeyse geliÅŸmiÅŸ diÄŸer AB ülkeleriyle aynı seviyedeyken, birim saat başına üretim miktarının neredeyse yarı yarıya olduÄŸunu söyledi.

Her iki ülkedeki ekonomik sorunların siyasi krizi de beraberinde getirdiÄŸini ve bunun söz konusu ülkelerdeki krizi önümüzdeki dönemlerde daha da derinleÅŸtireceÄŸini belirten Teker, ÅŸunları kaydetti: "Hem İtalya’yı hem de Yunanistan’ı borç batağından kurtarmak pek kolay olmayacak. Kamu borcunun GSYH’ya oranı İtalya’da yüzde 119, Yunanistan’da yüzde 143. AB ortalaması yüzde 85. Yani AB bölgesinde borç yükü sinyal veren en önemli ülke Yunanistan ve İtalya. İtalya’da borç stoku yaklaşık 1.9 trilyon avroya yaklaÅŸtı. Önümüzdeki 1 yıllık süre içinde İtalya, bu borcun yaklaşık 300 milyar avroluk kısmını ödemek zorunda. Ancak likidite sorunu var. Bu nedenle İtalya için de Yunanistan’da olduÄŸu gibi borçların yeniden yapılandırılması, AB Merkez Bankası desteÄŸi ve IMF gibi konular gündeme gelebilir. İtalya’da 10 yıl vadeli tahvil faizi yüzde 7,45’lere tırmandı. Haziran ayında bu oran yaklaşık yüzde 5’ler düzeyindeydi. Önümüzdeki 1 yıl içinde İtalya yeni tahvil ihracı ile vadesi dolacak olan 300 milyar avroyu çevirmeyi amaçlıyor gibi görünmekte. Ancak azalan kredibilitesi, bu maliyetleri yüzde 8-8,5 bandına oturtabilir. Bu oran, AB Merkez Bankası’nın İtalyan tahvillerini satın almasına baÄŸlı olarak deÄŸiÅŸecektir. Yani, AB Merkez Bankası’nın İtalya’ya yönelik politikaları dikkatle izlenmelidir." Teker, rakamlar incelendiÄŸinde AB bölgesinde Yunanistan, İtalya, İspanya, İrlanda ve Portekiz’de bir süredir makro verilerin olumsuz seyrettiÄŸini, sadece küresel krizin daha da derinleÅŸmesiyle bunun daha net yansıdığını ifade etti.

-"Ekonomik gerilim iç tüketimleri daraltacak"- Yunanistan ve İtalya’da 2012 yılında da suların durulacağını düÅŸünmediÄŸini kaydeden Teker, "En önemli risk, her iki ülke için de borçlanma maliyetleri artarken, yeni bir resesyon dalgasının oluÅŸması ki bu hiç de uzak bir ihtimal gibi görünmüyor" dedi.

İtalya’nın borç yükünün daha da derinleÅŸmesi ve "kötü senaryonun gerçekleÅŸerek İtalya’nın batması" durumunda, Fransa ve Almanya baÅŸta olmak üzere diÄŸer AB ülkelerinin de borçlanma maliyetlerinin artacağına dikkati çeken Teker, ÅŸu deÄŸerlendirmeyi yaptı: "Åžüphesiz biz de bu durumdan olumsuz etkileniyoruz. Bayram tatili sonrası bugün Borsa düÅŸtü, dolar yükseldi, Avro bir miktar geriledi. AB bölgesinden gelecek her olumsuz haber bizim piyasalarımızı da karıştıracaktır.

İtalya’nın en çok ihracat yaptığımız ülkeler arasında yer aldığı da düÅŸünüldüÄŸünde, ihracatımız açısından deÄŸerlendirmek faydalı olacaktır. İtalya’da borç krizinin yönetilemez duruma gelmesi, diÄŸer AB ülkelerinin de borçlanma maliyetlerini artıracaktır. DiÄŸer ülkelerin de olası bir durgunluÄŸa girmesiyle AB bölgesi ihracatımız önemli ölçüde yavaÅŸlayacaktır. Almanya, İngiltere, İtalya, Fransa ve İspanya, AB bölgesinde en çok ihracat yaptığımız ülkeler. Bu ülkelerde yaÅŸanacak her türlü ekonomik gerilim iç tüketimlerini daraltacağından, bizde de dış ticarete olumsuz yansıyacaktır. Bu senaryonun gerçekleÅŸmesi durumunda, cari açığı finanse etmek için sıcak para ihtiyacı, yani daha yüksek faiz seviyeleri gerekebilir." -"KOBİ niteliÄŸinde 120 İtalyan firmasını getirmiÅŸ olacağız"- İtalyan Ticaret Odası Genel Sekreteri Fatih Ayçin de İtalya’daki borç krizinin kamu tarafından yaratıldığını, özel sektörün yarattığı bir borç krizi olmadığını, kamunun borç stoÄŸunun yarattığı risklerin dışında, Avrupa ve ABD’de birkaç yıldır devam eden tüketim daralmasının söz konusu olduÄŸunu, bu tüketim daralmasının İtalya’da kendisini bu yıl biraz daha hissettirdiÄŸini söyledi.

Türkiye’de faaliyet gösteren İtalyan ÅŸirketlerinin uluslararası olduÄŸunu, sadece İtalya pazarına deÄŸil, dünya pazarlarına yönelik üretim yaptıklarını hatırlatan Ayçin, TofaÅŸ’ın sadece Türkiye ve İtalya için deÄŸil, bütün dünya için üretim yaptığını, Doblo’nun bütün dünyaya gittiÄŸini anlattı.

İtalya pazarındaki daralmanın, Türkiye’de yatırımı bulunan İtalyan ÅŸirketlerinin üretim ve yatırım planlarında bir deÄŸiÅŸikliÄŸe yol açmayacağını savunan Ayçin, "Burada üretilen ürünlerin birçoÄŸu uluslararası pazarlara yönelik… Avrupa’daki sıkıntı zaten birkaç yıldır devam ediyor. Åžirketler gözüyle baktığımızda, bir sıkıntı gözükmüyor. Belki düÅŸünülmesi gereken ÅŸey, kamu borcundan dolayı İtalya’da bir parça daha daralma olabilecektir. Ancak bunun Türkiye’ye doÄŸrudan olumsuz bir etkisi olacağını düÅŸünmüyorum" ÅŸeklinde konuÅŸtu.

İtalya’nın Türkiye’den en çok otomotiv, tekstil ve demir çelik ürünleri satın aldığını anımsatan Ayçin, her 3 sektörün krizi uzun süredir hissettiÄŸini, bunun üstünde İtalya’daki kamu borcunun yüksek olmasının yaratacağı bir risk bulunmayacağını, İtalya’nın bu borç krizini atlatmak için bir ÅŸekilde giderlerini kısması gerektiÄŸini, bu gider kısıntısının da içeride daha az tüketim anlamına geldiÄŸini, bunun Türkiye için bir fırsat olduÄŸunu söyledi.

Ayçin, İtalya’daki KOBİ’lerin hala iç pazara yönelik çalıştığını belirterek, ÅŸunları kaydetti: "Onları Türkiye’ye yatırım yapma konusunda ikna etmeye çalışıyoruz. KOBİ bazında baktığımızda İtalya pazarında oluÅŸabilecek bir daralma, Türkiye için olsa olsa lehimize olacak bir geliÅŸme olur. Çünkü onların yeni yatırımlara, rekabetçi olmaya ve mevcut rekabetçi koÅŸullarını iyileÅŸtirmeye ihtiyaçları var. Bu da Türkiye’den geçiyor. Sıkışan iç pazardan uluslararası pazarlara açılma ihtiyacı olan İtalyan ÅŸirketleri için Türkiye, ideal bir referans noktası. Bu alanda bizim son dönemde yaptığımız çalışmalar oldukça fazla. İtalyan Ticaret Odası olarak bu yıl KOBİ niteliÄŸinde 120 İtalyan firmasını Türkiye’ye getirmiÅŸ olacağız. Geçen yıllara göre bu oran yüzde 60-70 artmıştır. Bu ÅŸirketler ortaklık, satın alma için, ’burada pazar bulabilir miyim’ diye geliyor." Bazı İtalyan uluslararası enerji ÅŸirketlerinin de yatırımlarla ilgili proje arayışının devam ettiÄŸini vurgulayan Ayçin, finans dışında, Türkiye’deki İtalyan ÅŸirketlerinin endüstriyel alanda faaliyet gösterdiÄŸini, krizin sanayiyi vurmadığı düÅŸünüldüÄŸünde İtalyan firmalarının Türkiye’den çıkacağına inanmadığını, sürecin artarak devam edeceÄŸini ve üretim hatlarının Türkiye’ye kaymasının mümkün olacağını kaydetti.

Türk-İtalyan İş Konseyi Yürütme Kurulu Üyesi Cafer Sait Okray da İtalya’daki sıkıntının, 2012’de, Türkiye’nin İtalya’ya yapacağı ihracatta bir miktar daralmaya neden olabileceÄŸini söyledi.

-"BaÅŸka ülke de eklenirse kartopu gibi büyüyecektir"- İstanbul Kültür Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi ÖÄŸretim Üyesi Prof. Dr. Zafer Tunca da İtalya’yı Yunanistan’dan ayıran asıl önemli unsurun hacim olduÄŸunu, ekonomik baÄŸlantıları "çok kuvvetli" olan İtalya’nın ekonomisinin Yunanistan’dan çok daha büyük olması nedeniyle bu ülkedeki borç sorununun etkisinin de çok daha fazla olacağını söyledi.

İtalya’da ÅŸu andaki mevcut tablonun çok da fazla endiÅŸe verici olmadığını, ancak herÅŸeyin daha da kötüye gitmesi ve İtalyan siyasetçilerinin de çözüm için yavaÅŸ davranması halinde durumun daha da kötüye gidebileceÄŸine dikkati çeken Tunca, "İtalya’daki olumsuz tablo devam eder ve çözüm uzarsa, bunun, Yunanistan’ın etkilerinden daha kötü sonuçları olacaktır. Zaten bir Yunanistan problemi var. Buna daha büyük hacimli, daha büyük problem yaratan İtalya eklenirse sorunlar büyüyecek ve AB’nin bunlarla baÅŸa çıkması daha zor olacaktır.

İlerde baÅŸka bir ülke de buna eklenirse kriz kartopu gibi büyüyüp gidebilecektir" ÅŸeklinde konuÅŸtu.

Bütün dünyada bu krizlerin altında yatan asıl nedenin kısa vadeli sermaye hareketleri ile kamu kesimi açıklarının büyük oranlara varması olduÄŸunun altını çizen Tunca, "Kısa vadeli sermaye hareketleri dünyanın başına bela olmuÅŸtur.

1990’larda baÅŸlayan kuralsızlaÅŸtırma, en sonunda dünyayı bu noktaya getirdi.

Åžimdi tekrar regüle edilmesi gerekir. Ancak bunu kim yapacak? Hükümetler mi kuruluÅŸlar mı bu çok belirsiz" yorumunu yaptı.

-Türkiye’deki İtalyan sermayeli firma sayısı 870- Bu arada, DEİK’in web sitesinde yer alan bilgilere göre, 2010 yılında Türkiye’den İtalya’ya olan ihracat 2009 yılı ihracatı olan 5,8 milyar dolardan yüzde 10’luk bir artışla 6,5 milyar dolara çıktı. Aynı dönemde ithalat 7,6 milyar dolardan 10,2 milyar dolara yüzde 32 oranında arttı. 2010 yılı toplam ticareti ise yüzde 23 oranında artarak 16,7 milyar dolar seviyesine ulaÅŸtı.

2010 yılı itibariyle Türkiye’deki İtalyan sermayeli firmaların sayısı 870’e yükseldi.

Hazine MüsteÅŸarlığı verilerine göre, Türkiye’de kayıtlı ÅŸirketlerin İtalya’da yaklaşık 40 ortaklık veya iÅŸtiraki bulunuyor. Söz konusu ortaklık ve iÅŸtiraklerin toplam sermaye stoku 120 milyon dolar seviyesinde.

İtalya’nın önde gelen firmalarının Türkiye’de temsilcilikleri ve faaliyetleri mevcut. Bunlar arasında Fiat, Iveco, Chicco, Merloni, De Longhi, Magnetti Marelli, Pirelli, Ermenogildo Zegna, Astaldi, Trevi, Caltagirone Group (ÇimentaÅŸ), Banca Intesa, Banca di Roma, Instituto Bancario, Assicurazioni Generali, Barilla Alimentare (Filiz Gıda), Menarini International, Omron Electronics, Inelli Plastik, Scavolini, Veneta Cucina bulunuyor.

İtalya, bankacılık, enerji ve ulaÅŸtırma gibi stratejik öneme sahip sektörlerde Türkiye’nin en önemli partnerleri arasında yer alıyor.

Bankacılık sektöründe İtalya’da yerleÅŸik Unicredit Bank’ın Yapı Kredi’de ortaklığı bulunuyor.
 

Ekonomi Finans

MuzikSohbet.Com sitesi Haberi Haberleri Haber Haberler Sohbet Chat Muhabbet Sohpet chet …Ve herkesin aklında aynı soru var icerigine Hosgeldiniz.
Muzijk Sohbet sohpet mirc mrc chat chet
  1. Henüz yorum yok.
  1. Henüz geri izleme yok.